Yorumları

Sabahattin Ali – Kuyucaklı Yusuf Yorumları

07.08.2019
261
Sabahattin Ali – Kuyucaklı Yusuf Yorumları

Kuyucaklı Yusuf, öykü yazarı olan Sabahattin Ali’nin roman türündeki ilk eseridir. İlk basımı 1937 yılında yapılmıştır. Bu etkileyici roman, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ortaöğretim 100 Temel Eser listesine alınmıştır. Günümüzde basımı Yapı Kredi Yayınları tarafından yapılmaktadır.

Kuyucaklı Yusuf sadece Sabahattin Ali’nin ilk romanı değildir. Aynı zamanda Türk Edebiyatındaki ilk kasaba konulu romandır. Hapishanede bulunduğu zamanlarda cezaevinde tanıştığı Yusuf’un hikayesinden ilham alarak bu romanı yazmaya başladı.

Kitap hakkında detay vermeden önce küçük bir uyarıda bulunalım. Bu incelememizde spoiler bilgiler olacaktır.

Aydın’ın Nazilli civarında geçen roman, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yılları döneminde geçmektedir. Dokuz yaşındaki bir çocuğun ailesinin öldürülmesinin ardından olayı incelemeye gelen kaymakam, çocuğu evlatlık alır ve Kuyucaklı Yusuf’un hikayesi de böylelikle başlamış olur. Kaymakam Selahattin Bey, cinayet haberini alır almaz Kuyucak köyündeki olay yerine gider. Cinayetin işlendiği eve gittiğinde ölüleri yatakta yatarken görür. Yan odadaysa küçük bir çocuk vardır. Bu küçük çocuk, baş kahramanımız Yusuf’un ta kendisidir. Anne ve babasının gözü önünde öldürülmesine rağmen ağırbaşlı, olgun ve cesur kişiliğiyle Selahattin beyin dikkatini çeker.  Selahattin beyin hiç erkek çocuğu yoktur. Erkek çocuk özlemini bu garip çocuk ile gidermek ister ve Yusuf’u evlat edinir. Yusuf, şimdi mütevazı köy yaşamından çıkıp, kasabada, üstelik kaymakamın oğlu olarak yaşamaya alışmaya çalışır. Yusuf kaymakamın evine gittiğinde ilk tepkiyi kaymakamın karısı Şahinde verir. Şahinde, bu köylü çocuğunun evde durmasını hiç istemez. Şahinde hanım bu durumu sürekli sorun eder ve Kaymakam Selahattin Bey ile aralarında zaten var olan kopukluk iyice artar. Evde bir de küçük bir çocuk vardır. Muazzez, Selahattin Bey ile Şahinde hanımın kızıdır. Muazzez annesinin aksine Yusuf’u çok sevmiştir. Yusuf da Muazzez’e tuhaf bir şekilde bağlanır. Muazzez’i sürekli koruyup kollar. Selahattin Bey de bu durumdan çok memnundur. Yusuf, kasaba hayatına adapte olmakta oldukça zorluk çeker. Okulu çok erken yaşta bırakır. Sadece iki arkadaşı vardır: Ali ve İhsan. Genellikle Alilerin bakkalının önünde oturarak vakit geçirir. Çocukluk evresini bu şekilde yaşayarak geçirir.

Bir bayram günü Yusuf, Muazzez ve Ali gezmeye çıkar. Bu gezi esnasında kasabanın en zengin insanlarından biri olan Hilmi Beyin Şakir ile karşılaşırlar. Sarhoşluğu her halinden belli olan Şakir, Muazzez’e sarkıntılık eder ve bu esnada devreye Yusuf’un yumruğu girer. Bir genç kavgası gibi gözükse de Şakir intikam peşine düşecektir. Babasına durumu anlatan Şakir, kızı çok beğendiğini de söyler. Hilmi Bey bunun üzerine Hacı Ethem’i de yanına alarak Selahattin Beye tuzak kurar. Kaymakamı kumar oynamaya çağırırlar ve o gün Hilmi Beye 320 altın borçlanır. Bunun üzerine Hilmi Bey, Selahattin Beyi kontrol edebileceğini düşünür. Burada amaç, borcu öne sürerek Muazzez ve Şakir’i evlendirmektir. Kısa bir zaman sonra görücüye gelirler ancak Selahattin Bey de Yusuf da bu evliliğe karşıdır. Şahinde ise yeni damat adayını (zengin oldukları için) çok sever. Kasabanın önde gelenleri, Şahinde ve 320 altının baskısıyla zaman içinde Selahattin Bey, kızı Muazzez’i vermeyi düşünse de Yusuf buna mani olur. Çünkü Şakir, Muazzez’e sataşmadan önce Kübra ismindeki genç bir kıza tecavüz etmiştir ve Yusuf bu insanlara da kol kanat germiştir.

Yusuf, Kaymakam beye borcu kapatacağını, Muazzez’i vermemesini söyler ve arkadaşı Ali’den borç alır. Zaman içinde Ali’nin de Muazzez’de gönlü olduğunu öğrenir. Bu sefer Muazzez için bakkalla evlenmek gündeme gelmiştir. Muazzez ise kimseyle evlenmek istemez, çünkü Yusuf’u çok seviyordur. Bu karmaşa bir süre devam eder ve sonunda Şakir, bir düğünde Ali’yi öldürür ve cinayete kaza süsü verir.

Gel zaman git zaman, Yusuf işlerinden dolayı, Kaymakam bey hastalığından dolayı evdeki kontrlü yitirince, kontrol Şahinde’ye geçmiştir. Şahinde hala kızını Şakir ile evlendirmek istiyordur. Yusuf’un ve Salahattin Beyin yokluğunda kasabanın zengin insanlarının evlerinde düzenlenen alemlere Muazzez’le birlikte katılır. Muazzez zorla katıldığı bu alemlerde içkiye alışmıştır. İçi hiç rahat değildir, ancak elinden de hiçbir şey gelmez. Eğlencenin, paranın ve annesinin ısrarlarının cazibesinde sürekli alemlere gider. Bu dedikoduları duyan Yusuf, ansızın alemlerden birini basar. Silahlar ardı ardına patlar, Şahinde, Şakir ve yeni atanan kaymakam ölür. Bu kurşun yağmurunda Muazzez de vurulur. Bir an önce Muazzez’i atına atıp oradan uzaklaşmak ister. Kasabadan uzaklaştıktan sonra Muazzez’in durumu ağırlaşır ve o gece ölür. Yusuf, bir çukur açar ve beraber büyüdüğü, gönlünü verdiği Muazzez’i kendi elleriyle o çukura gömer. Atına biner ve oradan uzaklaşır…

Kasaba ve köy yaşamındaki kültür çatışmalarını, dönemin şartlarını tüm gerçekliğiyle ele alarak oldukça başarılı bir esere imza atmıştır Sabahattin Ali. Finalinde okuyanları oldukça şaşırtarak kitabın etkisinde bırakmayı da başarmıştır. Olayın kahramanlarının karakteristik olarak değişimlerini de okuyucuya hissettirir.

Akılda kalan birkaç cümleyi de alıntılayarak Kuyucaklı Yusuf’un okuyucu yorumlarına geçelim…


  • “Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi; fakat yokluğu müthişti…”
  • “Fakat her şey geçer, her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur.”
  • “Göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi, yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar da yalnızdı…”
  • “Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var beyefendi! Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var…”
  • “Bir zamanlar ben de başka türlü düşünüyordum; her şeyi aklımla halletmeye çalışıyordum. Fakat artık dünyada tek bir şeye inanıyorum, o da tecrübe.”
  • “Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; “Bu neden böyle? Böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı!” deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. İçimizden, bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. İkisi de saçma ve faydasızdır. İnsan dediğin varlık hiçbir şeyi değiştiremez.”
  • “Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar. Böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı.”
  • “Ne edelim Yusuf Ağa… Parası olanın ırzı da tamam, namusu da!”

Sabahattin Ali – Kuyucaklı Yusuf Şikayetleri

Türk edebiyatının en önemli eserlerinden Kuyucaklı Yusuf hakkında yapılan olumsuz yorumları ve eleştirileri sizler için derledik. Uyarımızı tekrar yapalım, eğer kitabı okumadıysanız birazdan kitap hakkında spoiler içeren yorumlarla karşılaşabilirsiniz.

Sabahattin Ali – Kuyucaklı Yusuf Olumsuz Yorumları

“Kitabın adı “Kuyucaklı alık Yusuf” olmalıymış. Karısının olduğu karanlık odada random sağa sola sıkıp karısını vuran Anadolu çomarı Yusuf un hikayesi.”

Kuyucaklı Yusuf gibi iz bırakmış bir kitaptan çıkarılan sonuç bu mudur yani? Bu yorumun sahibi kitaptan hiçbir şey anlamamış olacak ki böyle basit ve saçma bir şekilde özetlemiş…

“Sabahattin Ali’nin en kötü kitaplarından biridir, başı tabi “Değirmen” çekiyor ama bu kitapta ondan aşağı kalmıyor. Kürk Mantolu Madonna gibi bir eseri yazan adam nasıl bunu yazmayı başarmış anlamak güç.”

İşte seviyeli, aklı başında ve düzgün bir eleştiri. 😊 Elbette her insanda aynı etkiyi bırakacak diye bir şey söz konusu değil.

“Baştan sona gerçeklerden uzak bir hikaye. Kuyucaklı Yusuf denince sanki bir kahramandan bahsediliyor gibi kitaba isim verilmiş ama ne yazık ki baş karakter Kuyucaklı Yusuf’un karakter ve kişilik tanımı yapılmamış. Kötünün karşısında iyinin yanında yer alan birisi midir değil, zenginden alıp yoksullara veren birisi midir değil, idealist birisi midir değil. Nasıl baş karakter olabiliyor hata. En baştan kaymakamın karısı kötü kişi yapılıyor neden? Neden kötü karakter belli değil ama kötü işte hata. İyi olarak gösterilmeye çalışılan Kaymakam asla değil sarhoş eve gelmeyen bir adam nasıl iyi olarak hikayede yer veriliyor belirsiz. Hata üstüne hata. Hikayenin sonunda bir sahne var ki akıllara zarar devletin bütün birimleri kaymakam, belediye reisi, karakol komutanı iğrenç bir sahneye yerleştiriliyor ki böyle bir sahne ne yazık ki dünyada hiçbir edebiyatın içinde yok aransa bulunamaz.”

Hiçbir karakterin ideal iyiliğe ve kötülüğe sahip olmaması, karakterlerin yaşanan olaylarla birlikte büyümesi, güçlenmesi, zayıflaması ve o günün şartlarını başarıyla ele alabilmiş olması kitabı ölümsüzleştiren unsurlardan zaten.

Sabahattin Ali – Kuyucaklı Yusuf Olumlu Yorumları

“Sabah okumaya başlayıp bitirmeden uyuyamadığım kitap. Kitap insanı içine alıyor, aynı zamanda aynı yerde yaşamış, olayların hepsinden bir şekilde haberdar olmuşum hissiyatı ile okudum.”

“Kitap mı okudum film mi izledim emin değilim. Kitabı hatırlamaya çalışınca okuduğum sayfaları değil de gözümün önünde canlanan anları hatırlıyorum”

Kesinlikle öyle. Olayları ele alış biçimi, insanı adeta olayları yaşıyor hissiyatına kaptırıyor.

“Sabahattin Ali’nin kanımca Kürk Mantolu Madonna’dan daha iyi olan kitabı. Mutlaka okuyun.”

Kıyas yapmak da doğru olmaz, Kürk Mantolu Madonna da gayet iyi yani. 😊

“Kitapçıda elime alıp, arka kapağını okuduktan sonra geri bırakıyorken, yanımdaki arkadaşımın “çok iyi kitaptır” yorumu sonrası satın alıp 3 günde bitirdiğim kitaptır. 
Ben de gerçekten kitabı çok sevdim.”

“Sabahattin Ali’nin okuduğum ilk kitabı. Romantizm ve dramaya rağmen oldukça sürükleyici bir dili var. Betimlemeleri ve konudaki güçlülerden yana olan adalet bana Yaşar Kemal’in İnce Memed’ini hatırlattı. Kurguda eksikler olsa da karakterlerin içlerinde yaşadıkları fırtınalar son derece güzel anlatılmış. Ne kadar da güzel can vermiş karakterlere Sabahattin Ali! diğer kitaplarını da hızlıca okuyacağım :)”

Kürk Mantolu Madonna, Sırça Köşk ve İçimizdeki Şeytan’ı da tavsiye ederiz. 😊

“Eminim daha önce defalarca yazılmıştır ama tekrar yazmak istiyorum. Bu kitabın özü, arka kapağında yazan şu cümledir: ” hayatında asıl aradığı şeyin muazzez olmadığını biliyordu, fakat muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu.” beni vuran ve içimde kitabı okuma isteği duyuran cümle buydu.”

Sabahattin Ali – Kuyucaklı Yusuf Satın Alınır mı?

Kesinlikle en yakın kitapçıdan gidip okumanız gereken bir kitap. Kitapla bütünleşeceğiniz, gerilimi de sevgiyi de ihaneti de iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir kitaptır. Kuyucaklı Yusuf’u satın alıp okumanızı tavsiye ediyoruz.

Sabahattin Ali – Kuyucaklı Yusuf Fiyatları

  • D&R: 9,00 TL
  • Kitapyurdu.com: 9,00 TL
  • Idefix.com: 9,00 TL
  • Hepsiburada.com: 8,50 TL

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumlari.net sitesine katkıda bulunmak için lütfen ulaşın.